Boş zamanlarını kitap okuyarak harcamayı sevenler için tasarlanmış Kelepir Kitaplar.

Yazın bir ağacın dibinde veya bahçenizde, kışın sıcak yatağınızda veya yolculuk sırasında kitap okumayı sevenler için Kelepir Kitaplar müthiş bir kampanya ile karşınızda ! 

Kitaplar tekli olarak satılmaktadır.

Yok Aslında Birbirimizden Farkımız / Işıl Ertören DAVID

Seni Seviyorum Hoşçakal / Cynthia Rogerson

Doğmamış Aşk - Fırat H. BOZKURT

Oyuna Devam - Holly CHAMBERLİN

N'olur Annemi Bulun - Zeynep Doğan

Seni O Sanmıştım - Bilge BİLGEN

Rüzgarla Gelen - Cathy LAMB

Seviyor Sevmiyor - Heidi BETTS

Kardeşinin Hikayesi - Zülfü LİVANELİ

Gece Sirki - ERIN MORGENSTERN

Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları - Christie WATSON

Sakin Sabahlar Ülkesi - İlker GÜNAÇGÜN

Yüzleşme - Juliette FAY

Veroponen Hikayeleri-1 - ERIN LURUS

pARanOyA - John RECTOR

1 adet sipariş vermeniz durumunda 1 adet seçmiş olduğunuz kitaptan gelecektir.



kitap seti


N'olur Annemi Bulun - Zeynep Doğan

N'olur Annemi Bulun - Zeynep Doğan

Kışın o soğuk gecelerinde yağmurlar yağarken, şimşekler çakarken babaanneme korkudan sokulduğum anlarda sorardım hep: 
Zeynep: “Babaanne, annemi anlatsana?” 
Babaannem: “Annen İstanbullu idi ama bize çok çabuk alışmıştı. Allah onu bizden daha çok sevmiş.” 
Zeynep: “Babaanne, sen beni hiç bırakma, sen de ölme e mi! Bak dedem ve annem beni bırakıp gittiler. Öldüler, şimdi onlar yok yanımda. Senden başka kimsem yok benim...”

  • Yayınevi: Cirius
  • Baskı:2012
  • Sayfa Sayısı:159
Doğmamış Aşk - Fırat H. BOZKURT

Doğmamış Aşk - Fırat H. BOZKURT

Şiir Okumayı Sevenlere....

Yüreğimin sesi var bu kitabın içinde, 

Aşkın izni olmadan aldım bütün sözcükleri…

Sevginin ruhu bile duymadı…

Gururu kırmadan anlattım mutluluğu şiirlerimde 

ve hayallerimi dizdim mısralarıma. 

Acıyı dile getirdim, yalnızlığı, ihaneti, sevgiyi ve de 

DOĞMAMIŞ AŞK'I buluşturdum okuyucularımla…

  • Yayınevi: Sokak Kitap Yayınları 
  • Baskı: 2012
  • Sayfa Sayısı: 96
Veroponen Hikayeleri-1 Okyanus - ERIN LURUS

Veroponen Hikayeleri-1 Okyanus - ERIN LURUS

Biz, sonsuza dek birbirimize bağlıyız. Bu konuda ikimizin de yapabileceği hiçbir şey yok. Dünyanın öbür ucuna da gitsen kalbin bana ait. Benim ki de sana Bana döneceksin Git Git ve hayatın anlamını bulmaya, lanetli kaderinden kurtulmaya çalış Hayatın bir anlamı olmadığını ve nafile çabaladığını anladığında kollarımda olacaksın.
Asla dedim. Asla sana dönmeyeceğim. Beni dinlediğini biliyordum. Fısıltıyla söylediğim sözcükleri gayet net duyacağını da
NEFESİNİN ÇEKİLDİĞİNİ, ÖMRÜNÜN BİR BAŞKA BEDENE DOĞRU, UÇUP GİTTİĞİNİ HİSSEDECEKSİN. VUCUDUN ALEV ALACAK VE GÖZ AÇIP KAPAYANA DEK, KÜLLERİN RÜZGÂRLA DANS ETMEYE BAŞLAYACAK. HAYATTA KALMAK İÇİN ŞANSIN VAR MI? BİR SETANLA YOLUN KESİŞMİŞSE YA ÂŞIK OLURSUN YA ÖLÜRSÜN. ASLA ÜÇÜNCÜ BİR SEÇENEK YOKTUR.
Zamanın akmadığı, lanetli setan diyarı Veroponen. Yabancısı olduğu bu gizemli yerde, ne aradığını çözmeye çalışan, rüyaları ile gerçekler arasında sıkışıp kalmış bir kız. Kopması imkânsız bir şekilde o kıza bağlandığına inanan bir melez.
SİZİ SATIR SATIR İÇİNE ÇEKECEK VE SON SAYFAYA ULAŞMADAN ELİNİZDEN BIRAKMAK İSTEMEYECEĞİNİZ DOYUMSUZ BİR FANTASTİK HİKÂYE.

  • Yayınevi: Sokak Kitapları
  • Baskı: 2012
  • Sayfa: 464
Yüzleşme - Juliette FAY

Yüzleşme - Juliette FAY

‘‘Kesinlikle okunmaya değer bir kitap. İnsan, yaşananları çok kolay bir şekilde kendisiyle ilişkilendirebiliyor.’’
Kelly Corrigan
New York Times

‘‘Sürükleyici, dokunaklı ve son derece tatmin edici. Hayatın gerçekleri her sayfada parıldıyor. Öğle yemeğinde Juliette Fay’in masasında oturabilmek için ortaokula geri dönmek istedim neredeyse!’’
Beth Harbison
New York Times

Dana Stellgarten’ın boşanmasının üzerinden bir yıl geçmiş ve işler gittikçe zorlaşmıştır. Yedi yaşındaki oğlu, babasının yokluğuyla öfkeli ve huysuz bir çocuğa dönüşmüştür. Kızı Morgan'ın daha on iki yaşında olmasına rağmen bulimik olduğunu öğrenmiş ve popüler kızlarla arkadaşlık kurmaya çabalarken çok baskı altına girdiğini fark etmiştir. Yeğeni Alder, on altı yaş sorunlarıyla hayatlarının ortasına tam manasıyla dalmış ve onlarla kalmak istemektedir. Genç kızlığa yeni yeni adım atan Alder, eskiden olduğu gibi mutlu ve neşeli değildir.
Diş doktorunun ofisinde beklenmedik arkadaşlıklar kuran Dana, kadim dostunu kaybeder; hatta ilginç ve farklı olduğunu düşündüğü bir adamla çıkmaya başlar.

Bütün bu inişli çıkışlı sürecin yanı sıra, eski kocası iş yerinde yaşadığı sıkıntılar yüzünden, ödediği çocuk nafakasını azaltmak durumunda kalır.

Yaşamının büyük bir kısmında çoğu kabahati hoşgörüyle görmezden gelen Dana, bekâr bir annenin anlayışla birlikte keskin bir sorumluluk duygusuna sahip olması gerektiğini de öğrenmiştir artık.
Ailenin anlamına, büyüyüp olgunlaşmada çocuk, genç ya da orta yaşlı bir anne olmanın ne kadar önemsiz olduğuna dair enfes ve düşündürücü bir hikâye...

  • Yayınevi: Ephesus
  • Baskı: 2012
  • Sayfa: 472
Yok Aslında Birbirimizden Farkımız / Işıl Ertören DAVID

Yok Aslında Birbirimizden Farkımız / Işıl Ertören DAVID

Özgürlük bir haktır diyor Işıl Ertören David yeni öykü derlemesinde, yaşamaksa bir sanat. 
 
Ardından da hapishanede düzenlenen bir güzellik yarışmasına davet ediyor okurunu. 
 
Burada Karadeniz kıyılarında pazarcılık yapan iki Rus hanımla tanıştıktan sonra bir takım şeyleri sorgulamaya başlayan Çaycı Emin Efendi ve hanımıyla tanışıyoruz. 
 
Ecnebi Bir Damat ise hepimizin bilincinde saklı 'öteki' kavramını tatlı bir kaynananın gözüyle anlatıyor. 
 
Kitaptaki öyküler aynı kaygılarla yaşayan, aynı endişelerden kaçan ve sonunda aynı umutlar ve aynı değerlerin peşine düşen 'insan'ı konu alıyor. Bir yandan bu küre üzerinde ikamet eden 
insanlar olarak birbirimize ne kadar benzediğimizi anlatıyor, bir yandan da aslında hepimizin içinde saklı, kocaman ve tatlı olduğu kadar acı sırlar barındıran birer dünya olduğunu hatırlatıyor bize. 
 
İronik kurguları ve şiirsel bir duruluğa sahip cümleleriyle, Işıl Ertören David farklı kültürleri, farklı coğrafyaları yanı başımıza getiriyor ve her hikayenin sonunda kulağımıza o cümleyi fısıldıyor: Gördüğünüz gibi, yok aslında birbirimizden farkımız.

  • Yayınevi: Cinius Yayınları
  • Baskı: 2012
  • Sayfa Sayısı: 188
Seni Seviyorum Hoşçakal / Cynthia Rogerson

Seni Seviyorum Hoşçakal / Cynthia Rogerson

" Harika bir kitap; insan ilişkilerinin oluşturduğu karmaşaya ve aşk dediğimiz, kovaladıkça kaçan olguya kısa, anlamlı ve ince bakışlar sunabilen, seksi ve komik bir eser. Tim Pears Harika bir tarzı var; sivri dillilikle yumuşak dilli olmayı harika bir şekilde birleştirebilmiş. Michel Faber Aşk nedir? Aşk, karmaşık, bilge ve büyüleyici olan bu romanla aranızda gelişecek duygudur. Rogersonın, ilişkileri güzel ama bir o kadar da ızdıraplı yapan zaafları bir bir ortaya çıkarmasıyla yüreğiniz sızlayacak. Derin bir duygusal zekâyla harmanlanmış, sürükleyici, bilgilendirici ve nüktedan bir roman." -Kevin MacNeil

  • Yayınevi:Arunas Yayıncılık
  • Baskı:2012
  • Sayfa Sayısı:245
Oyuna Devam - Holly CHAMBERLİN

Oyuna Devam - Holly CHAMBERLİN

Yeniden başlamak için geç kaldığınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz !..

Önce aşk, sonra evlilik ve ardından da sıkıcı ve sıradan bir hayat, sadakatsizlik, tatsız sürprizler ve boşanma 

Hiç kimse hayatın adil olduğunu söyleyemez ve tabii ki sonsuza kadar aşkın var olduğunu da... Bu durumda Jess Marlowe, Nell Keats, Laura Keats ve Grace Henleyin yapacağı tek bir şey vardı: Oyuna devam etmek ve oyunu yeniden kurallarına göre oynamaya çalışmak.

Ünlü bestseller yazarı Holly Chamberlinin kaleme aldığı Bostonlu dört boşanmış kadının aşkı, seksi, eğlenceyi ve daha da önemlisi kendilerini keşfetmelerinin eğlenceli, akıcı ve bir o kadar da gerçek hikâyesi

  • Yayınevi:Feniks Kitap Artı Yayın
  • Baskı:2011
  • Sayfa Sayısı:400
Seni O Sanmıştım - Bilge BİLGEN

Seni O Sanmıştım - Bilge BİLGEN

Sema Bozok’un imrenilecek bir hayatı vardı. Başarılı, yakışıklı bir koca, herkesin hayallerini süsleyen bir iş, huzurlu bir ev… Daha ne isterdi ki insan? Ama mutluluğu uzun sürmeyecekti. 
Kocası Hakan’ın kardeşi Mine onları özel bir akşam yemeğine çağırdığında başına geleceklerden haberi yoktu. Asla tahmin edemezdi böyle bir şeyi… Yıllardır unutmak istediği, geçmişe gömmeye çalıştığı biri… Mine’nin sevgilisi olarak karşısında duruyordu. 
Sema korkuyordu. Kaybetmekten, yüzleşmekten, söylemekten… 
Cüneyt Kordemir kimdi? Sema’yla ne ilgisi vardı? Mine’nin hayatına nasıl girmişti? Amacı neydi? 
Bu soruların bazılarının cevaplarını biliyordu Sema. Bazılarının cevabını bilmek içinse çırpınıyordu. Fakat Cüneyt’i görmek, ona yakın olmak istediği son şeydi. Onu ailesinden de, hayatından da, hatta hafızasından da atabilseydi keşke… Fakat bunun için her şeyi anlatması, geçmişi su yüzüne çıkarması gerekirdi. 
Peki, böyle bir şeyi yapabilecek miydi?

Ne kadar da gençtim…
Masum ve güzeldim…
Şimdi çok yalnızım.


Yıldız Tilbe’nin şarkısını ilk defa duyuyordum. Sözlerini ve nahif müziğini dinlemeye başladığım anda etkilendim. İki dakika sonra arabayı sağa çekmiş, hıçkırıklara boğulmuştum. Şarkı öylesine çarpmıştı beni.
Yaşadıklarımı tam olarak özetlemiyordu aslında sözleri. Ama bir tür kapıyı açmıştı içimde. Geçmişin kapısıydı bu. O kapıdan geçtim. Sanki başka çarem de yoktu. Şarkının etkisi öylesine güçlüydü ki… Hatta beni geçmişe ışınladı bile diyebilirim. Çünkü kaşla göz arasında kendimi geçmişte, geçmişimde buldum. Her şeyi sil baştan yaşamaya başlamıştım.

  • Yayınevi:Feniks
  • Baskı:2011
  • Sayfa Sayısı:216
Rüzgarla Gelen - Cathy LAMB

Rüzgarla Gelen - Cathy LAMB

Dokunaklı, komik ve Bommarito kız kardeşlerinin nefis dev top kekleri kadar karşı koyulmaz olan Rüzgârla Gelen, aile ile affetme, anneler ile kızları ve en değerli şeylere hâlâ sımsıkı tutunurken ileri bakma bilgeliğini edinme hakkında bir roman.

Bommarito kız kardeşlerin annesi River’ın açık kalp ameliyatı olması gerekmektedir. Aile pastanesini işletmeleri, erkek kardeşleri ve rahatsız olan büyükannelerine bakmaları için onlara evde ihtiyaç vardır.

Ama eve dönüş, sırları ve Bommarito’ların gömülü tutmayı tercih ettikleri acıları Isabelle’in kaçışı ve erkeklerle yaşadığı ilişkileri, Janie’nin obsesif kompulsif rahatsızlığı ve Cecilia’nın kendine zarar veren öfkesii açığa çıkarmaya başlar. Henry’ye göz kulak olmak ve iş yapmayan pastanelerini kurtarmak için birlikte çalışan Isabelle ve kız kardeşleri, varlığından hiç haberdar olmadıkları sorulara yanıtlar, çocukluk yaralarını sarmak için beklenmedik yollar ve mutluluk konusunda şaşırtıcı yeni şanslar yakalama cesaretini bulmaya başlar.

“Dayanıklılığa, uzlaşmaya ve değişime dair bir öykü.”
The Sunday Oregonian

“Lamb zarafeti, mizahı ve affediciliği kesinlikle karşı koyulamaz biçimde anlatıyor.”
Publishers Weekly

“Terms of Endearment, Ya Ya Sisterhood ve Steel Magnolias filmlerini sevdiyseniz, Rüzgârla Gelen’i de seveceksiniz. Cathy Lamb gitgide daha iyi bir romancı haline geliyor.”
The Three Tomatoes Book Club

  • Yayınevi: Ephesus
  • Baskı: 2012
  • Sayfa Sayısı: 440
Seviyor Sevmiyor - Heidi BETTS

Seviyor Sevmiyor - Heidi BETTS

“Leziz, eğlenceli, romantik!”
Susan Andersen


“Heidi Betts’in mizahla duygusallığı harmanlayan özel bir yeteneği var. Bu da onun çağdaş romantizm yazarları arasında yükselmesini sağlıyor.”
Lisa Kleypas

Bu, ortalama bir aşk düğümü hikâyesi değildir.

Jenna Langan, ne istediğini bilen biridir ve bunu haftalık örgü grubundaki en iyi arkadaşlarıyla paylaşır. Jenna'nın istediğine sahip olabilmesi için herhangi bir erkeğe ihtiyacı yoktur, yalnızca bir tanesi dışında... Bir polis olan Gage Marshall ile olan evliliğinin kötü bitmesi, her zaman hayalini kurduğu bebeğe sahip olamayacağı anlamına gelmemektedir. Şimdi, Jenna'nın en sevdiği fuları, yarım kalmış bu hikâyenin kahramanlarını birbirine yeniden bağlamaya başlayacaktır.

Gerçek aşk karmaşıktır. İlmek ilmek örmek gerekir.

Beklenmedik bir baştan çıkarma eylemi kabul edilebilir bir cazibe oyunudur, peki ya damızlık olarak kullanılmak? Hayır, teşekkürler. Bebek sahibi olmamak için Gage'in kendince nedenleri vardır ve evliliklerinin bitmesinden bu yana fikrini değiştiren bir şey olmamıştır. Ta ki Jenna bu düşünceyi onun aklına sokuncaya kadar. Şimdi Gage, eski eşi Jenna'nın hamile olup olmadığını öğreninceye dek onun yanından ayrılmayacaktır. Dahası, birlikte geçirdikleri zaman arttıkça Gage'in tüm nedenleri de bir bir kaybolacaktır.

  • Yayınevi: Ephesus
  • Baskı: 2012
  • Sayfa: 311
Kardeşimin Hikayesi - Zülfü LİVANELİ

Kardeşimin Hikayesi - Zülfü LİVANELİ

Serenad fırtınasından sonra Livaneli’den nefes kesen bir roman...

Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı’nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir.

Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız.

Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadeniz’in lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum.

  • Yayınevi: Doğan Egmont
  • Baskı: 2013
  • Sayfa: 330
Gece Sirki - ERIN MORGENSTERN

Gece Sirki - ERIN MORGENSTERN

Gece Çökünce Açılır Şafak Vakti Kapanır 

Sirk, haber vermeden gelir. Gelmeden önce hiçbir duyuru yapılmaz, kimseye haber verilmez. Dün yokken, birden ortaya çıkar.
Hayal bile edemeyeceğiniz mucizelere hazır olun. Ortasında gizemli bir şenlik ateşinin yandığı, nadide ve olağanüstü çadırların her birinde büyüleyici bir gösteri sizi bekliyor. Bulutların arasındaki bir labirentte kaybolmaya, buzdan yapılma bir bahçede yürümeye, mürekkep denizinde kitaptan bir gemiyle seyahat etmeye, lastik kız kendini camdan bir kutuya sokarken hayretle izlemeye, havada süzülen tarçın ve karamel kokusuyla acıkmaya var mısınız?

Gece Sirki’ne Hosgeldiniz…

Gizemli ustaların buyruğunda, hayal gücünün ve sevginin sınırlarını zorlayan, büyüleyici bir sihir ve aşk romanı.

“Sarsıcı bir roman, Gece Sirki sizi karanlık olduğu kadar göz alıcı, tamamıyla gerçek ama yine de bir rüyadan çıkıp gelmiş hissi veren
bir dünyaya çekiyor. Ayrılmak istemeyeceksiniz.” 
-Téa Obreht

“Büyülü gerçekçiliğe batırılmış bir Romeo ve Juliet masalı.” 
-The Boston Globe

“Karanlık ve bir rüya gibi. İnsanı esir alan bir aşk hikâyesi.” 
-Stylist Magazine

“Kurum kadar koyu, kıvılcımlar kadar parlak. Erin Morgenstern’ün önünde eğilin. Bu, okuyacağınız en iyi kitaplardan biri.” 
-Brunonia Barry

“Bu gizemli sirkin ve gerçekten sihirbaz olan iki yıldızının romanında birkaç sayfa ilerleyince, sıra dışı bir romanla karşı karşıya olduğunuzu fark ediyorsunuz.” 
-The Daily Beast

“Erin Morgenstern’ün ilk romanı Gece Sirki, sessiz ve büyüleyici bir kusursuzlukta. Bu romanı okumak muhteşem bir rüya görmek gibi.” 
- Newsday

 

  • Yayınevi: Pegasus
  • Baskı: 2012
  • Sayfa: 512
Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları - Christie WATSON

Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları - Christie WATSON

Eğlenceli, acıklı ve tamamen gerçek… Kitabı bitirdikten sonra bile karakterleri aklınızdan çıkaramayacaksınız.

Başka, bambaşka bir dünya… 

Eski inanışlar, şeytan ormanı, kadınların sünnet edilmesi, fakirlik, petrol şirketleri, savaş, acı, umut, hayal kırıklıkları, hiçlik, umut, aitlik...

On iki yaşındaki Blessing için hayat oldukça keyifli ve kolaydı; ta ki babası annesini başka bir kadın için terk edene kadar… Blessing, işinden ayrılmak zorunda kalan annesi ve abisiyle birlikte Nijer Deltası’na, büyükannesiyle büyükbabasının yanına gider. Lagos’ta yetişmiş olan Blessing’i fakir, zorlu ve tehlikelerle dolu bir köy olan Warri’de hiç bilmediği bir yaşam beklemektedir ve buradaki yaşamında tutunduğu tek şey bilge büyükannesidir. 

Blessing’in büyüleyici sesiyle kaleme alınan Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları bir ailenin her şeye rağmen hayata tutunma çabasının anlatıldığı, zaman zaman gülünç, bazen dokunaklı ve ara ara da trajik bir hikâye… Dile gelen bu karakterleri asla ama asla unutamayacaksınız.

Yalnız hayatta kalmak için değil, saygınlık için de savaşan güçlü karakterler eşliğinde Nijerya’daki günlük hayatın incelikli portresi sunulmuş. İnanılmaz bir anlatıcı olan Blessing’in canlı ve etkileyici izlenimleri Watson’ın hikâyesine renk katmış.”
Publisher Weekly

  • Yayınevi: Feniks
  • Baskı: 2012
  • Sayfa: 408
Sakin Sabahlar Ülkesi - İlker GÜNAÇGÜN

Sakin Sabahlar Ülkesi - İlker GÜNAÇGÜN

Sadece savaşta mı insanlar bir parçalarını bırakırlar…
Siz hiç bir parçanızı geride bırakıp savaşa gittiniz mi?
Bazen bir şeyi her şeyden çok isteriz, hatta uğrunda ölmeyi bile göze alacak kadar. Buna değer mi değmez mi hesabını yapmadan sorgusuzca sualsizce sonunu düşünmeden plansızca isteriz onu.
Bazen de aşkımızdan, onun mutluluğu için sınırsızca kaçarız.
Kadere inat ısrarcı oluruz, yeri gelir kafa tutarız ve sonunda pes edenin sinsi kader olduğunu sanırız, tam biz onu yendik diye sevinirken, aslında o bize oyun ardına oyun kurmuştur.
Hiç beklemediğimiz bir anda alır onu elimizden ve onun gitmesi geride kalanlara bir hiçlik yükler. 
Yusuf ve Mehver'in yaşadıkları Aşk ve onurun savaşını başlatmıştı. Peki kim kazanacaktı…
Büyük babamın 1950 yılında yaşadığı zıtlıklar, ayrılıklar ve engellerle dolu aşkı biraz harmanlayarak sizlere aktarmak istedim.
Romanın içinde bulunan resimler orijinaldir ve büyük babam Yusuf Ziya Tülün, Büyükannem Ayşe Mehver ve çocukları Hülya, Reşit ve küçük kızı Dürdane'ye aittir.

  • Yayınevi: Sokak Kitapları 
  • Baskı: 2011
  • Sayfa: 416
pARanOyA - John RECTOR

pARanOyA - John RECTOR


"Çetin, karanlık ve akıcı bir macera... Harika bir anlatım."

-David Peoples-

"Paranoya, çağdaş romana unutulması güç, yeni bir ses getiriyor. John Rector, aldatıcı bir zarafetle her satıra karanlık bir titreşim kazandırmış. Baştan çıkarıcı türden bir psikolojik gerilim... Tek kelimeyle bayıldım!"

-Sean Doolittle-

"John Rector, hasat zamanındaki bir traktör gibi ruhunuzu yarıp geçecek, fena halde sürükleyici bir roman kaleme almış. İyi kurgulanmış ve karanlık bu roman, okuyuculara deli bir adamın zihnine giriş bileti kesiyor. Paranoyaya kapılırken gelecek şoklara hazırlıklı olun."-Suspense Magazine-

İyileşmiş eski bir hükümlü cinayet işlediğinden kuşkulanırsa ne olur?

John Rector'un karanlık ve büyüleyici psikolojik gerilim romanı Paranoya'da, Çiftçi Dexter McCray hem şüpheli hem dedektif oluyor. Sorunlu geçmişinden kaçmaya çalışan bu adam, evi terkeden karısını ölümle tehdit ettiğinin ertesi günü mısır tarlasının yanındaki kavak korusunda genç bir kızın cesedini bulur. Masumiyetini kanıtlama umuduyla gerçeği tek başına aramaya çıkar. Şimdi, ailesinden ve arkadaşlarından ayrı ve cinayet sırasında nerede olduğunu kanıtlayacak bir mazeretten yoksunken dağılmış bir hayatın parçalarını toplamasında ona yardım edebilecek tek bir kişi vardır: Ölü kızın kendisi… Rector, hikâyenin ve 'Katil kim?' tarzının karmaşıklığını anlamış, okuyucularını hem akılda kalıcı hem de huzursuz edici bir yolculuğa çıkarıyor...

  • Yayınevi: Ephesus
  • Baskı: 2011
  • Sayfa:287


Kelepir İndirimli Kitaplar Yorumları
Bu ürüne ilk yorum yapan siz olun!